Kategoriler
Faydalı Bitkiler

Göbek Eriten Yoğurt Kürü

Göbek eriten yoğurt kürü, zencefil, zerdeçal ve tarçının belirli oranlarda karıştırılmasından meydana gelir.

Malzemeler:

  • 3 çorba kaşığı ev yoğurdu
  • 1 çay kaşığı toz zencefil
  • 1 çay kaşığı toz zerdeçal
  • 1 çay kaşığı toz tarçın

 Tüm malzemeler karıştırılır. Yatmadan 3 saat öncesi tüketilir. Bu 3 saatlik süre zarfında 1 lt su aralıklarla yudum yudum içilir. Yoğurt kürünün tadı bana göre kötü değil. İçinde en baskın gelen tat zencefil, fakat çokta anlaşılmıyor bu karışımda.

  Göbek Eriten Yoğurt Kürü haftada 2 kere, arada birkaç gün olmak koşulu ile yapılır. Emziren anneler için uygun değildir! Ben bu yoğurt kürü ile 1 ayda çok iyi sonuçlar aldım. İstikrarlı bir şekilde devam ederseniz farkı göreceksiniz. Ek olarak sağlıklı beslenirseniz ve hafifte olsa egzersiz yaparsanız sonucu 2 ye  katlayabilirsiniz.

Yoğurt kürünün ana maddesi olan yoğurdun faydalarını, içerisindeki zencefil, zerdeçal ve tarçının faydaları-zararlarını uzunca anlattım. Bu kürü kimler uygulayabilir. Hangi hastalıklara sahip kişiler kullanmamalı, hepsi yazımın devamında…

  Göbek Eriten Yoğurt Kürü’ndeki ana maddemiz olan ev yoğurdunun faydaları:

  • Hazır yoğurtlara göre içerisinde yüksek miktarlarda probiyotik bakteri bulundurur. Bu sayede bağırsak sağlığını büyük katkı sağlar.
  • Yoğurdun içerisinde bulunan kalsiyum, başta karın bölgesinde olmak üzere, yağ yakımına destek olur ve yağlanmayı önler.
  • Yapılan araştırmalar; düzenli yoğurt tüketiminin, tansiyonu dengelediği ve yüksek tansiyon riskini azalttığını ortaya koyuyor.
  • Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
  • Yoğurdun içerisindeki kalsiyum çocuklarda diş ve kemik sağlığını destekliyor. Yetişkinlerde ise yaşın ilerlemesiyle oluşan osteoporoz (kemik erimesi) gibi hastalıkların önüne geçiyor.
  • Yoğurt vücudumuzdaki fazla yağın dışkı ile atılmasını sağlayarak kolesterolü dengeliyor.
  • Deri hastalıklarına karşı koruma sağlıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar, ciltte oluşan kızarıklık ve sivilcelere iyi geldiğini gösteriyor. Ayrıca kadınlarda sık karşılaşılan vajinal matar enfeksiyonlarına karşı koruyucu rol oynar.
  • İçerdiği protein kas gelişimini destekliyor. Bilindiği gibi protein, dokuların gelişim ve onarımını sağlayan temel besin öğesidir.
  • Yoğurt içerdiği besinler ile kan şekerini dengeler. Bu sayede tatlı isteğini azaltır.
Göbek Eriten Yoğurt Kürü 1

Göbek Eriten Yoğurt Kürü’nün içerisindeki zencefilin faydaları:

  •  Mide bulantısına iyi gelir. Hamilelik ve migrene bağlı mide bulantısı ve kusmayı hafifletir. Ayrıca kemoterapi gören kanser hastalarıda bulantı ve kusmayı hafifletmek için zencefiden yararlanabilir.
  • Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlarda çay şeklinde kullanılabilir. Zencefilli çay vücudu sıcak tutarak terlemeyi arttırır. Bu sayede toksinleri vücuttan atar.
  • Sindirime faydalıdır. Mideyi yatıştırır. Kan şekerini dengeler. Besinlerin emilimini arttıran bileşiklere sahiptir.
  • Gaz giderici özelliği vardır. Bir parça taze zencefil çiğnemek biriken fazla gazı dışarı atmaya yardımcı olur. Ayrıca gazın tekrar oluşumunu önler.
  • Artrit ile ilgili eklem ağrılarını azaltır.
  • Zencefil, solunum hastalıklarına iyi gelir. Astımı hafifletir.
  • Kalori yakımına fayda sağlar. Bu durum kilo vermeye yardımcı olabilir.
  • Karaciğeri korur.
  • İçerisindeki organik bileşikler, meme kanseri gibi birçok kanser türlerinin önlenmesine yardımcı olur.
  • Beyne faydalıdır. Parkinson, alzheimer, bunama gibi hastalıkları geciktirir. Hafızayı güçlendirir.
  • Kalbi korur. Kandaki pıhtılaşmayı azaltır. Hiper tansiyonu düzenler.
Göbek Eriten Yoğurt Kürü 2

Birçok faydası bulunan zencefil aşırı kullanıldığında zararlı hale gelebilir.

  Zencefilin zararları:

  • Fazla kullanım ritim bozukluklarına yol açabilir.
  • Özellikle toz halindeki zencefil mide ekşimesine neden olabilir.
  • Alerjik tepkimeler ve kurdeşene sebep olabilir. 
  • Çiğnemeden yutulan taze zencefil bağırsak tıkanıklığına sebep olur.
  • Safra taşı olan kişilerde olumsuz etki gösterebilir.
  • İltihaplı bağırsak, ülser, bağırsak tıkanıklığı gibi hastalıklara sahip kişilerde, aşırı zencefil tüketimi olumsuz tepki gösterebilir.

  Göbek eriten yoğurt kürü’nün malzemesi olan Zerdeçal’ın faydaları:

  • İltihap giderici etkisi bulunur.
  • Karaciğere olumlu etkileri vardır. Karaciğer hastalıkları, verem ve sarılığa karşı faydalıdır. Toksinlerin atılmasına yardım eder.
  • Sinirleri uyarıcı etkisi vardır.
  • Mideyi güçlendirir.
  • İdrar ve gaz söktürücü özelliğe sahiptir.
  • Solunum yolu enfeksiyonlarına faydalıdır.
  • Nekahat devresini kısalttığı bilinir.
  • Astım ve soğuk algınlığına faydalıdır.
  • Hazımsızlığa iyi gelir.
  • Harici olarak deri rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • Kolesterolü azaltıcı etkisi bulunur.
  • Safra yolları ve kesesinin fonksiyonel hastalıklarına karşı yararlıdır.
  • Antioksidandır. Meme kanseri, cilt ve kolon kanseri başta olmak üzere, kansere karşı koruma sağlar. Tümör hücrelerinin çoğalmasını engeller.
Göbek Eriten Yoğurt Kürü 3

Fazla miktarda ve uzun süreli kullanım birçok bitkide olduğu gibi Zerdeçal’ da da sağlık problemlerine yol açabilir.

Zerdeçalın zararları:

  • Zerdeçal, kan pıhtılaşmasını yavaşlatır. Kanama ve morluk riskini arttırır. Kan inceltici ilaç kullananlar tüketmemelidir. Ayrıca bazı ilaçlarla etkileşime girip aşırı kanamaya sebep olabilir. Ameliyat olacak kişiler ortalama  1 hafta öncesinden zerdeçal tüketimini bırakmalıdır.
  • Zerdeçalın pişmiş hali mide sorununa neden olmaz. Fakat kronik hastalıklarda mide sorununa yol açabilir. Hazımsızlık, hiperaktivite durumunda önerilmez. Ayrıca hazımsızlık ve mide ekşimesine neden olabilir.
  • Tansiyon ilacı kullananlar zedeçal tüketmekten kaçınmalıdır. Tansiyonun aşırı düşmesine sebep olabilir.
  • Zerdeçal safra kesesi taşı riskini arttırabilir. Safra kesesi rahatsızlığı olanlar ve ilaç kullananlara tavsiye edilmez.
  • Aşırı dozdaki zerdeçal, böbrek taşı riskini arttırır. Böbrek ve safra taşı riski, zerdeçaldaki oksalat varlığındandır.
  • Hamile ve emziren kadınlar doktora danışarak kullanmalıdır.
  • İshal ve mide bulantısına sebep olabilir.
  • Alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Sarı gıda boyasına alerjisi olanlar kullanmamalıdır. Döküntü ve nefes darlığına neden olabilir. Bu alerjik reaksiyonlar yutma ve hatta temasla bile ortaya çıkabilir.
  • Aşırı zerdeçal tüketimi, kısırlığa neden olabilir. Testosteron seviyelerini düşürerek sperm hareketini azalatabilir.
  • Demir emilimini azaltarak demir eksikliğine sebep olabilir. Demir eksikliği olanlar kullanmaktan kaçınmalıdır. 

   Göbek eriten yoğurt kürü’ndeki tarçının faydaları:

  • Kan basıncını düşürür ve insülin direncini azaltır. Tip 2 diyabet tedavisine yardımcı olur. Polikistik over rendromunun tedavisinde kullanılır.
  • Metabolizmayı düzenleyerek obeziteyi engeller.
  • Kötü kolesterolü azaltır. İyi kolesterolü arttırır.
  • Orta çağda ilaç olarak kullanılan tarçın, vücut direncini arttırır.
  • Bakteri, mantar ve virüsün neden olduğu hastalıklarla mücadele eder.
  • Acı ve ağrıları azaltır.
  • Antimikrobiyolojik özelliği ile vücudun HIV virüsüyle savaşmasını sağlar.
  • Kandida mantarının tedavisinde çok faydalıdır.
  • Alzheimer ve parkinson hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
  • Tarçın, antikanserojendir. Yüksek antioksidan içerir. Kanser ve diğer hastalıkları engellemeye yardımcı olur.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Göz bozuklukları, kuruluk ve morluğa iyi gelir.
Göbek Eriten Yoğurt Kürü 4

  Herşeyde olduğu gibi tarçında da aşırı tüketim bazı yan etkilere sebep olabilir.

  Tarçının Zararları:

  • Fazla tüketilen tarçın, rahim kasılmalarına sebep olabilir. Hamilelere önerilmemektedir.
  • Bilinçsiz tüketim böbreklere zarar verebilir.
  • Ağız ülseri ve yanma hissi yaratabilir.
  • Aşırı tüketim mideye zarar verir.
  • Direk olarak tarçın tozu yutmak çok tehlikelidir. Boğulmaya sebep olabilir.
  • Fazla tüketim kalp atışının yükselmesine sebep olur.
  • Cilde uygulandığında yanma hissi yaratarak tahrişe sebep olur.
  • Bilinçsiz tüketim, karaciğer yetmezliğine neden olabilir.

Göbek eriten yoğurt kürü yapılırken kullanılan malzemelerin, tarçın, zencefil ve zerdeçal kendi başlarına da çok faydalalı besinlerdir. Bu nedenle her birinden ayrı ayrı söz etmek istedim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Kategoriler
Faydalı Bitkiler Gıda Takviyesi

Farmasi Nutriplus NutriCoffee Tahıllı Kahve

  Kahveyi çok fazla seven biri olarak her çeşidini deniyorum. Farmasi Nutriplus NuriCoffe Tahıllı Kahve’yi çok severek kullanıyorum. Tek kullanımlık paketlerde olması da kolaylık sağlıyor. Ayrıca kahve tazeliğini de korumuş oluyor. Kutu içerisinde 16 adet bulunuyor.

Farmasi Tahıllı Kahve, bende tokluk hissi yarattı. Ayrıca enerjimde artış gözlemledim. En sevdiğim özelliği, sağlıklı beslenmeye özen gösteren biri olarak içerik kısmı oldu. Farmasi Nutriplus NutriCoffee Tahıllı Kahve içerisinde %40 kahve, %60 oranında çavdar ve arpa karışımı var. Bu durumda fazladan cafein alma durumu da ortadan kalkmış oluyor. Ayrıca tahılın faydalarından yararlanmış oluyorum.

  Farmasi Nutriplus NutriCoffe Tahıllı Kahve’nin içerisinde bulunan çavdar; buğdaygiller familyasındandır. Soğuğa dayanıklıdır. Görünümü arpaya benzeyen, taneleri buğdaya göre daha ince ve uzun bir tahıl bitkisidir. Kılçıkları kısa ve klavuzları daha dardır.

  Çavdarın Faydaları;

  • İnsan sağlığı için çok faydalı olan; selenyum, magnezyum, fosfor, mangenez mineralleri içerir.
  • Şeker hastaları için en zararsız tahıl olduğu yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir.
  • Safra kesesi taşlarının oluşumunu engeller.
  • Bağırsak kanserine karşı etkilidir
  • Kan dolaşımı ile ilgi hastalıkları engeller.
  • Bol lif içeriği ile kilo konturolünde etkilidir.
  • Göğüs kanseri hastalarına önerilir
  • Yediklerimizin bağırsaktan geçişini hızlandırır.
  • Menepoz ve sonrası dönemlerdeki kolesterol için çok faydalıdır.

  Farmasi Tahıllı Kahve’nin içerisinde bulunan arpa; buğdaygiller familyasındandır. Boyu buğday ve çavdardan daha kısadır. Taneleri azdır, fakat dolgundur. Beyaz arpa ve kara arpa diye anılan iki cinsi vardır.

  Arpanın faydaları;

  • Kötü kolesterolü düşürücü etkisi vardır.
  • Erken ölüm riskini azaltarak ömrü uzatır.
  • Kan şekerini düşürerek tip 2 diyabeti kontrol altına alır. Böylece kalp hastalıklarını azaltır.

  Genel olarak  tahılın faydaları;

  • Posa bakımından zengindir.
  • Bir çok tahıl çeşidinde çokça magnezyum, potasyum, kalsiyum, nişasta, protein, demir, B ve E vitaminleri gibi insan sağlığına faydalı vitamin ve mineral bunur.
  • Kronik hastalıkları engellemeye yardımcı olur.
  • Menopoz döneminde tüketilen tam tahıl ürünleri, ortaya çıkabilecek huzursuzluk ve depresyona yakalanma riskini en aza indirir.
  • Östrojen seviyesini düzenleyerek kadınlarda rastlanan, kist ve meme kanserini önlemede etkilidir.
  • Kolon ve mide kanseri başta olmak üzere kansere karşı etkilidir.
  • İçeriğindeki bileşenler sayesinde, bağırsak çeperine koruyucu kalkan görevi göstermektedir.
  • Yüksek lif içeriği sayesinde, bağırsak fonksüyonlarının artmasını sağlayarak kabızlığı önleyebilir. Ayrıca içeriğindeki lif, glükoz salınımını azaltarak kandaki şeker seviyesini kontrol altında tutar.
  •  Besleyici ve doyurucu özelliği ile tokluk hissi verir. Vücudun enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılar. Bu sayede kilo kontrolüne katkı sağlar.
Kategoriler
Faydalı Bitkiler

Mucize Bitki Aloe Vera, Yetiştirme, Bakım, Faydalar ve Kullanım

  Bu şifalı bitki, aloe cinsinden bir türüdür. Yaprakları yeşil, dikenli, uzun ve etlidir. Yapraklarının içerisinde sulu bir jel barındırır. Aloe Vera bitkisi yerini severse yılda 1 defa sarı renkte çiçek açabilir. Benim Aloe Veram yerini çok sevdi. Henüz çiçek açmadı ama gayet sağıklı durumda.

Aloe Vera Bitkisi

  Genellikle Afrika’da yetişen Aloe Vera bitkisinin Türkçe’deki adı Tıbbı Sarısabır’dır. Aloe Vera; ilaç bitkisi, ölümsüzlük bitkisi çöl zambağı olarak da bilinir.

  Eski Mısır zamanında da çok yaygın olarak kullanılan Aloe Vera, Kleopatra’nın cilt bakımının bir parçası olduğu söylenir. Ayrıca enfeksiyonlar, yanıklar ve parazit rahatsızlıklarının giderilmesinde de kullanılmıştır.

Aloe Vera Bakımı

  Bakımı çok kolay hiç zorlanmıyorum. Gördüğünüz gibi bir sürü yavru verdi. 1,5 yıl öncesi benim bitkimde bu minik yavrular kadardı. Büyüdü ve çoğaldı.

  Haftada bir toprağının tamamını ıslatacak kadar suluyorum. Fazla suyu sevmiyor dikkat edin. Sulama işlemini aynı gün, öğleden sonra yapıyorum. Güneş ışığı sulama yaptığım zamanlarda çoktan gitmiş oluyor. Güneş ışığı aldığı sırada hiçbir çiçek sulanmaz. Kökleri yanabilir. Sulama işlemindeki diğer bir hususta suyun bitkinin yapraklarına değmemesidir. Yapraklarının çürümesine sebep olabilir.

  Yavru ekimi yapacaklar; humuslu, geçirgen ve organik maddeler bakımından zengin toprak tercih etmeli. Orta büyüklükte altı delikli saksı yeterlidir. İklbahar ayı tercih edilmelidir.

  Benim Aloe Vera Bitkim; 3 saat civarı, tül perdeden sızan sabah güneşi almakta. Doğrudan güneş ışığı alması yapraklarının yanmasına sebep olabilir. Sonrasında akşam karanlığına kadar aynı yerinde gün ışığı alıyor. Yerini hiç değiştirmiyorum. Keyfi yerinde. Zaten güneş ışığı alan aydınlık mekanları seven bir bitki. Sadece arada kendi etrafında döndürüyorum. Çünkü, yaprakları gün ışığının geldiği yöne doğru eğiliyor. Döndürme işlemi yapraklarının eşit ve düzgün uzamasını sağlıyor.

  Arkada gördüğünüz peteği kışın yakmıyorum. Diğer peket ile ortam yeteri kadar ısınıyor. Kışın bulunduğu ortamın 10 – 15 derece olması yeterlidir. Dışarda bakmak için uygun bir bitki değil direk güneş ışığı, soğuk ve hava akımından korunması gerekir. Ayrıca bulunduğu ortamı düzenli havalandırmak gerekir. Zaten hepimizin yaptığı genel rutinlerden biri evi havalandırmak.

  Yılda 1 kez saksı ve toprak deşişimi yapmakta fayda var. Yine bu işlem iklbahar mevsiminde olmalıdır. Eğer saksısı Aloe Vera’nız için yeterli büyüklükte ise yani hala rahat bir şekilde saksıya sığıyor ise, saksıyı sirkeli su ile temizleyip tekrar kullanabilirsiniz.

Aloe Vera Faydaları

  Aloe Vera şifalı bir bitkidir demiştik. Bu şifanın kaynağı, İçerisinde bulunan; vitamin, mineral, amino asitler, enzimler ve temel yağlardan geliyor. Aloe Vera Bitkisini Faydaları;

  • Cildin yaşlanmasını geciktirir ve hücre yenilenmesine yardımcı olarak yaşlanmayı durdurmayı sağlar.
  • Gözenekleri temizler ve toksinlerden arındırır.
  • Cildin pH oranını düzenler. Böylece; nemli ve yumuşak kalmasını sağlar. Cildi daha genç ve diri tutar.
  • Kemik erimesi tedavisinde kullanılır.
  • Saçları güçlendirir. Parlaklık ve yumuşaklık verir.
  • Metabolizmayı güçlendirir. Sindirim sisteminde etkilidir ve kabızlığı giderir.
  • Mantar ve uçuk gibi cilt problemlerini kısa sürede giderir. Sedef hastalığı tedavisinde de kullanılır.
  • Sarılık hastalığının giderilmesinde etkilidir.
  • Aloe Vera yara tedavisinde de etkilidir. İltihaplı yaraların tedavisinde fayda sağlar.
  • Cilt yanıklarında iyileştirici etkisi bulunur.
  • Karaciğer rahatsızlıklarını gidermede kullanılabilir.
  • Boğazı temizler. Balgam söktürür.
  • Şeker hastaları için faydalıdır.
  • Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların tedavisinde kullanılır.

Aloe Vera Bitkisinden Nasıl Faydalanılır, Nasıl Kullanılır?

  Antibakteriyel ve antioksidan özellikleriyle Aloe Vera bitkisi, jeli ve suyu olmak üzere pek çok sağlık probleminde kullanılmaktadır. Aloe Vera yaprağındaki jel suya karıştırılıp içilir. Günlük en fazla yarım çay bardağı tüketilir. Fazla tüketimi ishal gibi sağlık problemlerine yol açabilir. Bu tür bir yan etki görülmesi halinde doktora başvurulmalıdır.

Aloe Vera suyunun faydaları;

  • C vitamini kaynağıdır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Ülsere karşı mideyi koruyucudur.
  • Kabızlık tedavisinde kullanılır.
  • Kan şekerini düşürür.
  • Diş plağını azaltır ve diş eti iltihaplarında etkilidir.

Aloe Vera’nın jeli, pek çok cilt problemi ve saç bakımında kullanılır. Harici olarak direk cilde uygulanabildiği gibi, cilt bakım kremlerine de eklenebilir. Bu şifalı bitkinin jelini; yüz, boyun ve vücut için kullanabilirsiniz. Harika bir nemlendiricidir. Cildin pH dengesini ayarlar. Bende Aloe Vera bitkimin jelini kullanmak için sabırsızlanıyorum.

Aloe Vera jeli faydaları;

  • Saç ve saç derisini besler.
  • Cilt yanıklarını geçirir.
  • Kırışıklıkları geciktirir.
  • Cilt hastalıkları tedavisine destek olur.

Ayrıca kuru ve kaşınan saç derisi için de çok etkilidir. Bitkinin jel kısmı blanderdan geçirilir. Saç ve kafa derisine uygulanır. 30 dakika bekletilir ve durulanır.

Kategoriler
Faydalı Bitkiler Gıda Takviyesi

Farmasi Nutriplus NutriCoffee Hindiba Kahve Yorumlarım

Yaklaşık altı aydır Farmasi’nin Hindiba Kahve’si mutfağımdaki kahve seçenekleri arasında yerini aldı. Aile içinde, hem ben, hem eşim kahveyi seviyoruz. Yeni bir kahve türüyle ya da bildiğimiz bir kahvenin farklı bir hazırlanışını duyduğumuzda mutlaka deneriz – bu nedenle birçok kahve türünü denemişliğimiz vardır. Sürekli aynı kahveyi içmiyoruz. Favorimiz Mehmet Efendi Türk Kahvesinin, filtre kahveye benzer bir yöntemle hazırlanarak elde ettiğimiz bir türü, ancak Farmasi Hindiba da, hem kolay hazırlanması, hem sağlıklı özelliklere sahip olması, hem de lezzeti ile her gün olmasa da iki günde bir tükettiğimiz bir sıcak içecek.

Farmasi Hindiba Kahve’nin İçeriğinde Neler Var?

Farmasi Nutriplus NutriCoffe (Hindiba Kahve )’nin içerisinde, %60 çözünebilir Hindiba ve %40 çözünebilir kahve bulunmaktadır. Eser miktarda soya, gluten ve süt ürünü içermektedir.

Hindiba Nedir?

Hindiba, yabani olarak yetişen ve 1 meteye kadar yükselebilen otsu bir bitkidir. Papatyagiller familyasındandır. Haziran eylül ayları arasında çiçek açar. Sebze olarakta kullanılan Hindiba, kökleri toz haline getirilmesi ile kahve yapımında kullanılır. Hindiba kökü üzerende yapılan araştırmalar, kanserli hücreleri yok ettiği  sonucunu vermiştir.

Hindiba’nın sağlığa bir çok faydası vardır. İçerisinde; magnezyum, çinko, kalsiyum, demir, potasyum, folik asit gibi mineraller bulunur. Ayrıca içerisinde A, B6, C, E ve K vitaminleri vardır. Deri hastalıkları; kaşıntı, egzama ve temrelere iyi gelir. Mide sıvısını düzenler ve birikmiş zararlı maddeleri temizler. Karaciğer hastalıkları ve kronikleşmiş karaciğer iltihaplanmasına iyi gelir. Safra kesesi hastalıklarında faydalıdır. Bedene güç, kuvvet verir. İştah açar, idrar söktürür ve müshil etkisi vardır. Kanı temizler ve kalp sağlığını da dolaylı yoldan korumuş olur.

Hindiba, yabani olarak yetişen ve 1 meteye kadar yükselebilen otsu bir bitkidir. Papatyagiller familyasındandır.

“Farmasi Hindiba Kahve” Kolayca Hazırlanır?

Kullanımı, 1-2 çay kaşığı fincana koyulur. Üzerine kaynatılmış ve biraz bekletilmiş sıcak su ilave edilir. Tercihe göre şeker, süt ya da kahve beyazlatıcısı ilave edilebilir (Yapay şeker kullanmasak daha iyi). Eser miktarda soya, gluten ve süt ürünü içermektedir. Bu nedenle alerjen uyarısı verilmiştir!

Hindiba Kahvenin Faydaları

Farmasi Nutriplus NutriCoffee, (Hindiba Kahve) probiyotik kahvedir. Yüksek lif oranına sahiptir. Bağırsaklarda bulunan faydalı bakterilerin üremesini sağlar. Basur hastalarına çok iyi gelmektedir. Bağırsakların sağlıklı şekilde çalışmasında etkilidir. Mide şişkinliği ve sindirim sorunlarına iyi gelir. Kan şekerini dengeler ve uzun süre tok tutar.

Farmasi Nutriplus NutriCoffee; (Hindiba Kahve) içerisinde bulunan vitamin ve mineraller sayesinde, bağışıklık sistemini güçlendirir ve enerji verir.

Farmasi Nutriplus NutriCoffee (Hindiba Kahve)’nin kafein oranı düşüktür. Bu durumda kafeinden kaynaklı uykusuzluk ve kalp çarpıntısı gibi sorunlara yol açmaz.

Farmasi Nutriplus NutriCoffee (Hindiba Kahve) serbest radikaller ile savaşarak kanserli hücreleri uzaklaştırır.

Güçlü bir antioksidandır. Ödem atmaya yardımcıdır. Antioksidan bir içecek olduğu için, vücudu zararlı maddelerden arındırır ve korur.

Farmasi Nutriplus NutriCoffee (Hindiba Kahve) karaciğeri temizleyerek daha iyi çalışmasını sağlar. Ayrıca vücuttaki zararlı bakterileri ve neden olduğu enfeksiyonları temizler. İdrar ve boğaz yolu enfeksiyonunda etkilidir. Kolesterolü dengeler.

NOT : Çoçukların tüketimine uygun değildir. Hamileler ve emzirenler bir hekime danışmalıdır. İlaç değildir. Hastalıkların tedavisi ve önlenmesinde kullanılamaz!

Kategoriler
Faydalı Bitkiler Gıda Takviyesi

Farmasi Nutriplus L-Karnitin Nedir, Nasıl Kullanılır?

L-Karnitin, tüm vücut hücrelerinde bulunan ve biyolojik olarak sentezlenen, Lisin ve Methionin amino asitlerinden oluşan bir amino asittir.

Lisin, vücuttaki 8 temel amino asitten biridir. Vücutta hayati öneme sahip proteinlerin sentezlenmesinde görev almaktadır. Doku onarımı, büyüme ve antikor ile çeşitli enzim ve hormonların üretimi için gereklidir. Lisin, vücut tarafından üretilmediği için dışarıdan alınması gereken aminoasitlerdendir.

Methionin, bir aminoasit türüdür. Metabolik olarak vücuttaki yağların yakılmasını hızlandıran lipotropik bir moleküldür. Methionin, ağır metalleri karaciğer ve mideden atar. Sindirimde önemli bir role sahiptir. Ayrıca verimli bir antioksidandır. Hazır durumda sülfür sağlar, hafızaya yardımcı olur ve serbest radikalleri etkisiz eder. Methionin, insan vücudu tarafından sentezlenemediği için beslenme yoluyla temin edilmesi gerekli olan temel aminoasitlerden biridir. 

Farmasi Nutriplus L-Karnitin

Farmasi Nutriplus L-Karnitin, vücudun ürettiği yağların parçalanarak enerjiye dönüşmesini sağlayan bir besin maddesidir.

  • L-Karnitin; beyin, karaciğer, ve böbreklerde üretilir. Kalp, beyin, kas dokularında ve iskelet sisteminde depolanır.
  • Kas dokularında depolanan karnitin, egzersiz ve antrenman esnasında yağ yakımını hızlandırarak enerji ortaya çıkmasını sağlar. Böylece hızlı yağ yakımı gerçekleşmiş olur.
  • L-Karnitin, insan vücudunun ürettiği bir amino asittir. Ayrıca yediklerimizle dışardan takviye alınabilmektedir.
  • Karnitin; balık, tavuk, kırmızı et, kuşkonmaz, buğday ve avokadoda bulunmaktadır.
  • L-Karnitin, yağ asitlerini parçalar. Enerji sağlar. Egzersizlerde ve antrenmanlarda erken yorgunluk oluşumunu önler.
  • Kas kaybını önler.
  • Erkek üreme sistemi bozukluğunu giderir. Sperm hareketliliği ve sayısında gelişme sağlar.
  • L-Karnitin eksikliğinde, vücuttaki protein sentezini yavaşlar. Ayrıca kas ve kalp fonksiyonu bozukluğuna yol açabilir.
  • Farmasi Nutriplus L-Karnitin, takviye edici gıda olarak, 11 yaş ve üzeri kullanım için uygundur.
  • Bir şişede 60 kapsül bulunmaktadır. 1 kapsül 776,5 mg’dır. Günlük öğünlerle beraber 3’er kez 1 kapsül olarak alınması tavsiye edilir. Doktor ve diyetisyeninizin tarif ettiği şekilde kullanınız.
  • Hamilelik ve emzirme dönemlerinde kullanılmamalıdır.
  • Ilaç degildir. Hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılamaz.

L-Karnitin İnformativ Bilgiler

L-karnitin, takviye formunda yaygın olarak bulunan ve genellikle bir kilo verme yardımcısı olarak pazarlanan bir amino asittir. Vücutta doğal olarak üretilen L-karnitin, enerji üretmek için yağı hücrelere taşır. Ek üreticiler sıklıkla L-karnitinin metabolizmanızı “hızlandırabileceğini” iddia ederken, bu iddiaları destekleyen kanıtlar genellikle eksiktir.

L-karnitinin tedavi ettiğine inanılan hastalıklar:

  • Şişmanlık
  • Alzheimer hastalığı dahil olmak üzere beyin hastalıkları
  • Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı
  • Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
  • Şeker hastalığı

Ayrıca L-karnitinin spor performansını artırabilmesi , sporcular tarafından kullanılan daha popüler besin takviyelerinden biri olabileceği önerilmekte.

Sağlığa yararları

Bugüne kadar, birkaç klinik çalışma L-karnitinin yukarıda listelenen koşulların herhangi birinin tedavisinde etkinliğini sağlam bir şekilde test etmiştir. Bir besin takviyesi olarak, L-karnitinin, farmasötik ilaçların yaptığı zorlu testlerden geçmesi gerekmez. Bu nedenle, üreticiler genellikle L-karnitinin aslında desteklenmeyen yararları hakkında iddialarda bulunacaklardır.

Bununla birlikte, L-karnitinin belirli spesifik durumlar için faydalı olabileceğini gösteren daha küçük çalışmalar vardır. Çalışmaların hiçbiri başlı başına bir kanıt olarak değerlendirilmemelidir.

Kilo vermede L-Karnitin

Kilo verme için L-karnitin kullanımı ile ilgili olarak çalışmaların çoğu kilo verme ürünleri üreten şirketler tarafından finanse edilmektedir.

Araştırmacılar sekiz hafta boyunca L-karnitin alan kadınlar ile plasebo alanların toplam vücut kütlesi veya yağ kütlesi arasında bir fark bulamadılar.

Bazı hayvan çalışmaları L-karnitin takviyesinin kilo vermeye yardımcı olmak için çok az işe yaradığını da göstermiştir.

Beyin fonksiyonu

Beyin hücrelerinde metabolizmayı artırarak, birçok beyin hastalığının olumsuz etkilerinin yavaşlatılabileceği, durdurulabileceği veya hatta geri alınabileceği öne sürülmüştür.

En büyük iddia, asetil-L-karnitin (ALC) olarak bilinen bir tür L-karnitinin, Alzheimer hastalığı (AD) olan kişilerde hafıza, biliş ve dikkatini artırabildiğidir.

Metabolik İşlev

Bazı bilim adamları, L-karnitinin metabolik yararlarının, kardiyovasküler sisteme ve ayrıca insülin ve kan şekeri düzenlemesine kadar uzanabileceğine inanmaktadır.

L-karnitin ayrıca tip 2 diyabetin tedavisi için bir araç olarak da araştırılmıştır. Bir çalışmaların 2009 incelemesi L-karnitin insülin yanıtı ve kan şekeri (glikoz) metabolizmasını inhibe koşulu olan kaslarda lipidlerin birikimini, azaltabileceği için önerilmiştir.

Spor Performansı

L-karnitinin spor performansını artırmadaki faydaları belirsizdir. Global Industry Analysts, Inc.’in araştırmasına göre, ABD’de L-karnitin takviyesi için her yıl 100 milyon doların üzerinde para harcanmasına rağmen, kullanımını destekleyen kanıtlar hala çok az.

Birçok üretici L-karnitinin kas iyileşmesini artırabildiğini, oksijen depolanmasını artırabildiğini, kaslarda laktik asit birikimini ve dayanıklılığı artırabileceğini iddia etse de, araştırmadan elde edilen sonuçlar yeterli değildir.

Örneğin, 2018 çalışma incelemesi L-karnitinin kademeli koşu bandı çalışması sırasında ( VO2 max ile ölçülen) dayanıklılığı artırabildiğini ancak sabit durum çalışması sırasında aynı şeyi yapamadığını bildirilmiştir.

İlave bulgular, takviyenin kaslarda L-karnitin konsantrasyonlarını arttırdığı, ancak artışın ya artmış kas fonksiyonuna veya enerji metabolizmasına neden olmadığı diğer çalışmalarda da benzer bulgular görülmüştür.

Olası yan etkiler

Genel olarak, belirtilen dozda (günde 2 – 3 gram) alındığında, L-karnitin takviyeleri güvenli olarak kabul edilir. Yan etkileri minimal olma eğilimindedir ve mide bulantısı, karın krampları, ishal ve vücut kokusu yapabilir.

Kardiyovasküler hastalık riski taşıyan insanlarda yan etki ihtimali yüksektir. L-karnitin takviyelerinin uzun süreli kullanımı, trimetilamin-N-oksit (TMAO) adı verilen bir maddenin kan seviyelerini yükseltebilir . Yüksek TMAO seviyeleri ateroskleroz (arterlerin sertleşmesi) için bağımsız bir risk faktörü olarak kabul edilir .

L-karnitin, Coumadin (warfarin) ve Sintrom (asenocoumarol) gibi kan sulandırıcıların etkilerini artırarak aşırı morarmaya veya kanamaya neden olabilir. Aynı zamanda tiroid ilaçlarınızın etkinliğini de azaltabilir .

Etkileşimden kaçınmak için, reçetesiz veya bitkisel olsa da, aldığınız ilaçları her zaman doktorunuza danışın.

L-karnitin gibi takviyeler büyük ölçüde düzenlenmemiş olduğundan, hamile kadınlarda, emziren annelerde veya çocuklarda güvenliklerinin kanıtı yoktur. Potansiyel riskler ve faydalar hakkında tam olarak bilgilendirildiğinizden emin olmak için herhangi bir beslenme, homeopatik veya bitkisel destek kullanmadan önce daima doktorunuzla konuşun.

Doğal bir Çare Güvenli mi?

L-karnitin takviyeleri tablet, gelcap, sıvı ve toz formülasyonlarda mevcuttur. L-karnitin için standart bir dozlama programı yoktur, ancak üreticiler genellikle günde iki ila üç kez 400 miligram (mg) ila 600 mg arasında bir yer önerecektir.

Farklı sağlık amaçları için farklı L-karnitin türleri pazarlanmaktadır:

Asetil-L-karnitin genellikle beyin gelişimi için pazarlanmaktadır. L-karnitin L-tartrat öncelikle spor performansı için kullanılır. Propiyonil-L-karnitin, kan basıncı için yaygın olarak kullanılır.

Üretici tarafından önerilen dozu asla aşmayın. Yan etkiler yaşıyorsanız, doktorunuzu ziyaret ederken ürünü yanınıza aldığınızdan emin olun.

L-karnitin çoğunlukla et ve süt ürünlerinde bulunur. L-karnitinin yapı taşları olan lizin ve metiyonin bakımından zengin yiyecekleri yediğiniz sürece vücudunuzun onu üretebileceği anlamına gelir.

Lisin içeriği yüksek yiyecekler arasında peynir, yoğurt, süt, ağaç meyveleri, et, kümes hayvanları ve balık bulunur. Metiyonin bakımından zengin yiyecekler arasında fındık, et, hindi, peynir, balık, kabuklu deniz ürünleri, soya, yumurta, süt ürünleri ve fasulye bulunur. Bu yiyecekleri bol miktarda diyetinize dahil ettiğiniz sürece, metabolizmayı düzenlemeye yardımcı olmak için genellikle bol miktarda L-karnitin elde edersiniz.

L-karnitin takviyeleri, birçok sağlık gıda mağazasında ve eczanede bulunabilir veya çevrimiçi olarak satın alınabilir. L-karnitin ayrıca birçok protein tozuna ve sporculara pazarlanan spor içeceklerine dahil edilir.

Diğer sorular

Kaliteli klinik araştırmaların yetersizliği nedeniyle, L-karnitin, obezitenin tedavisinde veya atletik performansın arttırılmasında etkili bir araç olarak düşünülmemelidir.

Herhangi bir sağlık amacı için L-karnitini düşünüyorsanız, önce doktorunuzla konuşun. Doktorunuz, aldığınız ilaçlar hakkında ne kadar fazla şey bilirse yan etkilerden ve etkileşimlere karşı o kadar iyi korunmuş olursunuz.

Kategoriler
Faydalı Bitkiler Losyonlar

Farmasi Tuna Aloe Losyonu – Yüz ve Vücut Losyonu Kullanımı, Öneriler ve Tavsiyeler

Dr. C. Tuna Aloe Losyon; cildin nem seviyesini dengeleyen yüz ve vücut losyonudur. Temiz cilde uygulanır.

Uluslar Arası Aloe Bilim Konseyi sertifikalıdır. Bu konseyin amacı, Aleo endüstrisini kar amacı gütmeden geliştirmek, tanıtmak ve temsil etmektir.

Dr. C. Tuna Aloe Losyon Ecocert onaylıdır. Ecocert Uluslararası organik sertifikalar sağlayan bir organizasyondur. Ecocert, üretimin tamamını her aşamada denetler. Bitkinin yetiştirilmesinden temiz su ile sulamasına, formül oluşturulmasından dolum aşamasına kadar her aşamada sıkı denetimi vardır. Ecocert sertifikası, kağıdından şişesine kadar çevreye karşı duyarlı ve titiz tutumuyla uzun bir prosedürden sonra verilir.

Dr. C. Tuna Aloe Losyon, %74 oranında organik Aleo Vera suyu içerir. Aleo Vera yüz yıllardır baştan cilt ve mide olamak üzere bir çok alanda kullanılmaktadır. Sudan’dan sonra dünyanın birçok yerine yayılmıştır. Aloe vera A,C,E vitaminleri ve mineraller içerir. Ayrıca folik asit, kolin, sakaridler, amino asitler, antrakinonlar, enzimler, lignin, saponin, ve salisilik asit bileşenleri gibi 75’den fazla aktif bileşen içerir.

Farmasi yüz ve vücut losyonu kullanımı ve öneriler
Farmasi kadın bakım yuz ve vucut losyonu

Aloe Vera; yanık, kesik ve yaralanmalara iyi gelir. Yaşlanma belirtileriyle savaşır. Sivilceleri kurutur. Sinek ve böcek ısırıklarını tedavi eder. Saçları yumuşatır, şekillendirir, kabarmayı önler,ve kepeklerle mücadele eder. Cilt tonunu düzgünleştirir. Yağlı ciltlerdeki parlamayı önler. Kuru ve yıpranmış cildi iyileştirerek nemlendirir.

Dr. C. Tuna Aloe Losyon, cilt yüzeyini koruyucu bir tabaka ile sarar ve kolay emilir. Shea Butter formülü ile cilt bariyerini güçlendirmeye yardımcıdır.

Shea Butter, dünya çapında bilinen en güçlü nemlendiricidir. Shea Butter Afrika’da yetişen, karite ağacının meyvelerinden elde edilen bir yağdır.

Shea yağı; nem, trigliseridler, oleik asit, E vitamini, esansiyel yağ asitleri ve Omega-6 yağ asitleri bakımından zengindir. Içerisindeki A ve E vitamini sayesinde, kırışıklıkların azaltılmasına yardımcı olur. Ciltte oluşturduğu koruyucu tabaka oluşturur. Böylece cildin rüzgar, güneş ve soğuğa karşı dayanıklılığı artar.

Kategoriler
Faydalı Bitkiler Kremler

Naturelle Doğal Gül Suyu El Kremi Kullanıyorum, Yorumladım

Naturelle Doğal Gül Suyu El Kremi; cildi nemlendirir ve yumuşatır. Kuru ve çatlak cildi anında besler. Hafif yapılı olduğundan kolay emilir. Ciltte kadifemsi bir his bırakır. Yağlılık hissi vermez. Doğal gül kokusu ellerinizde saatlerce kalır. Cildin neme ihtiyaç duyduğu her an kullanılabilir. Naturelle Doğal Gül Suyu El Kremi, %100 doğal gül suyundan elde edilmiştir.

Gül suyunun insana zindelik veren rahatlatıcı bir kokusu vardır. Isparta’nın dünyaca ünlü pembe güllerinden elde edilmiş gül suyu kullanılmıştır. Isparta gülü, melez bir türdür. Rosa gallica yani kırmızı frenk gülü ve Rosa moschata yani misk gülü türlerinden elde edilmiştir.
Naturelle Doğal Gül Suyu El Kremi
Isparta gülünün Latince adı Rosa Damascena’dır. Isparta gül sektöründe dünyada bir numaradır. Isparta gülünün ruha enerji katan mis kokusu vardır ve kokusu kalıcıdır. Güllerin taç yapraklarında uçucu yağlar, tanen, galik asit, anthosyanin ve bazı diğer maddeler bulunur. Uçucu yağlar ciltte kolayca emilir. Tanenler, proteinlerin bağlanması ve çökelmesini sağlayan acımsı, suda çözünen bitki polifenolleridir. Ayrıca polifenoller bitkilerin renklenmelerini sağlar.

Galik asit, tanenlerin bir parçası olan serbest bir asit türüdür. Galik asit, hücrelere zarar veren serbest radikalleri etkisiz hale getiren kuvvetli bir antioksidandır. Anthosyanin, bitkilerde suda çözünen pigmentlerin en geniş grubudur. Anthosyaninler antioksidan olup bir çok kanser türünde, hücre büyümesini engelleyici etki göstermiştir.

Gül bitkisi bileşiminde; geraniol, rodino, citronel, pektin ve nikotinamid gibi maddeler vardır. Geraniol, gül yağının ana maddelerindendir. Geraniol doğal bir antioksidandır. Özellikle kolon kanserinde kanserli hücrelerin büyümesini durdurduğu kanıtlanmıştır.

Naturelle Doğal Gül Suyu El Kremi’nin içerisinde bulunan % 100 doğal gül suyu; cildin erken yaşlanmasını önler, Ciltteki kızarıklığı geçirir, Cildin canlı ve parlak olmasını sağlar, Düzenli kullanımda cilt lekelerini açarak daha berrak bir görünüm sağlar, kuruluk ve kaşıntıya iyi gelir, cildin ph dengesini korur.

Kategoriler
Faydalı Bitkiler Genel Kremler

Farmasi Age Reversist Göz Kırışıklık Kremi Kullanımı, Tecrübelerim

Farmasi kırışıklık kremi kullananlardan biri olarak tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Bu yazı krem hakkında informativ bilgi ve kişisel deneyimlerimin bir özetidir, bu tür optimizerlerin kişiden kişiye farklılık gösterebileceği unutulamamalıdır. Önce kremi tanıyalım.

Farması Kırışıklık Kremi Ne Vaad Ediyor?

AGE REVERSIST göz çevresini nemlendirir. Göz altı torbaları ve morluklarını azaltarak pürüzsüz bir görünüm sağlar. Böylece yorgunluk belirtilerini giderir. Ince çizgi ve kırışıkları gidermeye yardımcı olurak göz çevresine daha genç bir görünüm kazandırır.

Etken Maddeler Nelerdir

Ürün muhteviyatında plankton ekstresi bulunmaktadır. Planktonlar en çok deniz ve göl sularında bulunan mikroorganizmalardır. Age Reversist Göz kreminin içerisinde bulunan planktonlar, Fıransa’nın kuzeybatısında, Atlantik Okyanusu’nun Brest kıyılarında bulunan Marin mikroorganizmalarından elde edilir. Vitamin ve mineral bakımından zengin ve besleyicidir. Ciltte bulunan Seramid, Hyalüronik Asit ve Kolajen üretimini arttırır. Böylece genç, parlak ve sıkı bir cilt görünümüne yardımcı olur.

Seramidler, lipid moleküllerdir. Amino asit, fingozini ve yağ asitlerinden oluşur. Hücre sıvısında yüksek yoğunluklarda seramid bulunur. Seramidler cildi; çevresel etkilere, güneşin zararlı ışınlarına, enfeksiyona, nem kaybına, kontrolsüz su girişine karşı korur. Seramidler nemlendirici ve emülgatör görevi görür. Seramidler, ph seviyesini dengeler. Sebumu yani cilt yağını kıl folikülleri içinde tutar ve sebum tabakasını sağlıklı tutmaya yardımcı olur. Seramidler Can repair cell walls Hücre duvarını onarabilirler. Seramidler erken kırışıklık oluşumunu engeller.

Hyalüronik Asit, sıvı bir asittir. Göz, eklem ve cilt sağlığı için onemli bir asittir. Hyalüronik Asit, karışıklıkların oluşumunu engelleyerek cildin genç görünmesini sağlar. Su tutma özelliği ile cildi nemlendirir. Akneleri önler ve akne izlerini giderir. Hyalüronik Asit, dokuların onarılması ve elastikiyetinin korunmasında etkili olduğundan erken yaşlanmayı geciktirir. Kolajen üretimini arttırır ve korunmasını sağlar.

Nasıl Kullanılır

Hyalüronik Asit, Cilt tahriş ve iltihapını engeller. Hücre yenilenmesi ve onarımını destekler. Kolajen, lifli bir proteindir. Kırışıklıkları azaltarak yaşlanmayı geciktirir. Age Reversist göz kremini; sabah ve akşam temizlenmiş olan her iki göz çevresine 4-5 nokta şeklinde yerleştirip yüzük parmağı ile nazikçe masaj yapılır. 1-2 dakika kuruması için bekletilir.

Tecrübelerim

Gözlerdeki kırışıklıklar, kay ayakları, günün stresine, içinde bulunulan duydusal duruma ev günlük bakımın ihmaline göre belirginleşip azalabiliyor. Bu gibi gibi durumların etkisi iyi tahmin edilirse, Farması kırışıklı kreminin, 15 gün kutusunda belirtildiği biçimde kullanımdan sonra belirgin bir biçimde kırışıklıkları azalttığını söyleyebilirim.

Faydasını görmeniz için sabah ve akşam temiz cilde uygulamalısınız. Soru ve önerileriniz için yorumlarınızı bekliyorum.

Kategoriler
Faydalı Bitkiler Genel

Çay Ağacı Yağı Kullanımı, Sağlık Sorunlarına Faydaları

Melaleuca olarak da bilinen çay ağacı yağı, güçlü antiseptik özellikleri ve yaraları tedavi etme kabiliyeti ile ünlüdür, bu yüzden en önemli antibakteriyel esans yağlarından biridir.

Çay ağacı, esas olarak Avustralya’daki doğal bitki Melaleuca alternifolia’dan elde edilen uçucu bir uçucu yağdır . Avustralya çapında en az son 100 yıl boyunca ve yirmi yıldan uzun bir süredir yaygın olarak kullanılmakta olup, birçok bakteri, virüs ve mantar suşunu öldürme yeteneği nedeniyle birçok tıbbi çalışmada belgelenmiştir.

Çay ağacı yağı kullanımı çoktur – evinizde büyüyen zehirli küfü öldürmek için dağılmış ev yapımı temizlik ürünleri yapmak için kullanılabilir ve cilt sorunlarını iyileştirmek ve cilt enfeksiyonlarını tedavi etmek için topikal olarak uygulanır. Bu güçlü esansiyel yağı, akne reçetesi ve günlük rutininin bir parçası haline gelen diğer birçok DIY reçetesi için çay ağacı yağımda kullanıyorum.

Çay ağacı yağı, dezenfektan spreyler , yüz yıkamaları, şampuanlar, masaj yağları, deri ve tırnak kremleri ve çamaşır deterjanları da dahil olmak üzere çeşitli ev ve kozmetik ürünlerinde gittikçe popüler bir aktif bileşen haline gelmektedir . Çay ağacının doğal antiseptik ve anti-inflamatuar etkileri , doğal ilaç dolabınızın bir parçası olarak dahil edilmesi gereken en yararlı esansiyel yağlardan biridir.

Çay Ağacı Yağı Nedir?

Çay ağacı yağı, Avustralya bitkisi Melaleuca alternifolia’dan elde edilen uçucu bir uçucu yağdır . Melaleuca cinsi Myrtaceae ailesine ait ve Avustralya’ya yerli neredeyse hepsi yaklaşık olarak 230 bitki türü içerir.

Çay ağacı yağı enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan birçok konu formülasyonunda yer alan bir maddedir ve Avustralya, Avrupa ve Kuzey Amerika’da antiseptik ve anti-enflamatuar ajan olarak pazarlanmaktadır.

Ayrıca çay ağacını temizlik ürünleri, çamaşır deterjanı, şampuan, masaj yağları, cilt ve tırnak kremleri gibi çeşitli ev ve kozmetik ürünlerinde bulabilirsiniz. Peki çay ağacı yağı ne için iyidir? Eh, en popüler esansiyel yağlardan biridir çünkü güçlü bir dezenfektan olarak çalışır ve cilt enfeksiyonları ve tahrişleri ile mücadele etmek için topik olarak uygulamak için yeterince yumuşaktır.

Çay ağacının birincil aktif bileşenleri terpen hidrokarbonları, monoterpenleri ve seskiterpenleri içerir. Çay ağacına antibakteriyel, antiviral ve antifungal aktivitesi veren bu bileşikler. Aslında çay ağacı yağının 100’den fazla farklı kimyasal bileşeni vardır – terpinen-4-ol ve alfa-terpineol en aktif – ve çeşitli konsantrasyonlardadır.

Yağda bulunan uçucu hidrokarbonlar, aromatik ve hava, deri ve mukus zarlarının gözenekleri içinden geçme kabiliyetine sahiptir. Bu nedenle çay ağacı yağı, mikropları öldürmek, enfeksiyonlarla savaşmak ve cilt hastalıklarını yatıştırmak için yaygın olarak aromatik ve topik olarak kullanılır.

Çay Ağacı Yağı Faydaları

1. Akne ve Diğer Cilt Sorunlarıyla Mücadele
Çay ağacı yağının antibakteriyel ve anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle, akne ve egzama ve sedef hastalığı gibi diğer enflamatuar cilt rahatsızlıkları için doğal bir çare olarak çalışma potansiyeline sahiptir .

Avustralya’da yürütülen bir 2017 pilot çalışması, hafif ve orta derecede yüz akne tedavisinde çay ağacı yağı olmayan bir yüz yıkamaya kıyasla çay ağacı yağı jelin etkinliğini değerlendirdi. Çay ağacı grubundaki katılımcılar, yağı 12 hafta boyunca günde iki kez yüzlerine uyguladılar.

Çay ağacını kullananlar yüz yıkamasını kullananlara kıyasla daha az yüz akne lezyonu yaşadılar. Ciddi advers reaksiyonlar meydana gelmedi, ancak soyulma, kuruluk ve scaling gibi küçük yan etkiler görüldü, bunların hepsi hiçbir müdahaleye gerek kalmadan çözüldü.

2. Kuru Deri
Araştırma, çay ağacı yağının saç derisi ve kepek üzerinde pullu lekelere neden olan yaygın bir cilt rahatsızlığı olan seboreik dermatit semptomlarını iyileştirebildiğini göstermektedir .

Amerikan Dermatoloji Akademisi Dergisi’nde yayınlanan bir 2002 insan çalışmasında , hafif ila orta kepek bulunan hastalarda yüzde 5 çay ağacı yağı şampuanı ve plasebo etkinliği araştırıldı. Dört haftalık bir tedavi süresinden sonra, çay ağacı grubundaki katılımcılar kepek şiddetinde yüzde 41’lik bir iyileşme gösterirken, plasebo grubundakilerin sadece yüzde 11’i iyileşme gösterdi. Araştırmacılar ayrıca çay ağacı yağı şampuanı kullandıktan sonra hasta kaşıntısı ve yağlanmasında da iyileşme olduğunu belirtmişlerdir.

3. Cilt Tahrişlerini Yatıştırın
Bu konudaki araştırma sınırlı olsa da, çay ağacı yağının antimikrobiyal ve anti-inflamatuar özellikleri, cilt tahrişleri ve yaralarını yatıştırmak için yararlı bir araç haline getirebilir. Pilot çalışmadan elde edilen bazı kanıtlar, çay ağacı yağı ile tedavi edildikten sonra hasta yaralarının iyileşmeye başladığı ve boyutunun azaldığı görülmüştür. Çay ağacı yağının enfekte kronik yaraları tedavi etme yeteneğini gösteren vaka çalışmaları olmuştur.

4. Bakteriyel, Mantar ve Viral Enfeksiyonlarla Mücadele
Klinik Mikrobiyoloji İncelemelerinde yayınlanan çay ağacı üzerine yapılan bilimsel bir derlemeye göre , veriler, antibakteriyel, antifungal ve antiviral özelliklerinden dolayı çay ağacı yağının geniş spektrumlu aktivitesini açıkça göstermektedir. Bu, teoride, çay ağacı yağının MRSA’dan sporcunun ayağına kadar birçok enfeksiyonla mücadele etmek için kullanılabileceği anlamına gelir . Araştırmacılar hala bu çay ağacı yararlarını değerlendiriyorlar, ancak bazı insan çalışmalarında, laboratuar çalışmalarında ve anekdot raporlarında gösterilmiştir.

Laboratuvar çalışmaları, çay ağacı yağının, Pseudomonas aeruginosa , Escherichia coli , Haemophilus influenzae , Streptococcus pyogenes ve Streptococcus pneumoniae gibi bakterilerin üremesini engelleyebileceğini göstermiştir . Bu bakteriler, pnömoni , idrar yolu enfeksiyonları, solunum yolu hastalığı, kan dolaşımı enfeksiyonları, strep boğaz , sinüs enfeksiyonları ve impetigo gibi ciddi enfeksiyonlara neden olur.

çay ağacı yağı nedir. çay ağacı görseli

 

Çay ağacı yağının antifungal özellikleri nedeniyle, kandida, jock kaşığı , atlet ayağı ve ayak tırnağı mantarı gibi mantar enfeksiyonları ile savaşma veya önleme kabiliyetine sahip olabilir.
Avustralya’da yürütülen randomize, plasebo kontrollü, kör bir çalışma, çay ağacının yağının, plaseboya kıyasla atlet ayağı tedavisinde etkinliğini test etmiştir . Tedavi grubundaki hastalar ya yüzde 25 çay ağacı yağı çözeltisi, yüzde 50 çay ağacı yağı çözeltisi ya da plasebo aldı. Çözümü dört hafta boyunca etkilenen bölgelere günde iki kez uygulama talimatı verildi.

Araştırmacılar yüzde 50 çay ağacı grubunun yüzde 68’inde, yüzde 25’ini çay ağacı grubunun yüzde 72’sinde ve plasebo grubunun yüzde 39’unda klinik bir yanıt bildirdi. Çalışmaya katılan 158 hastanın 4’ünde, tedaviyi bıraktıktan sonra hızlı bir şekilde düzelen, orta ve şiddetli cilt reaksiyonları yaşanmıştır.

Laboratuvar çalışmaları, çay ağacı yağının tekrarlayan herpes virüsüyle soğuk yaralara neden olan ve griple savaşabilme yeteneğine sahip olduğunu göstermektedir . Çay ağacı yağının antiviral aktivitesi, yağın ana aktif bileşenlerinden biri olan terpinen-4-ol’un varlığına atfedilmiştir.

Ve eğer çay ağacı yağının siğillerden kurtulabileceğini merak ediyorsanız , şanslısınız demektir. Bir 2008 vaka çalışması, çay ağacı yağının, pediatrik bir hastanın orta parmağı üzerinde bir siğire günde bir kez topikal uygulandığında, 12 günlük tedaviden sonra siğil tamamen ortadan kalktığını bulmuştur. Bu, çay ağacının antiviral aktivitesinin bir başka örneğidir.

5. Antibiyotik Direnci Önlemesine Yardımcı Olabilir
Çay ağacı yağı ve kekik yağı gibi uçucu yağlar, geleneksel ilaçların yerine konması veya kullanılmasının yanısıra, yan etkileri olmaksızın güçlü antibakteriyel ajanlar olarak da kullanılırlar. Açık Mikrobiyoloji Dergisi’nde yayınlanan araştırmalar , çay ağacı yağı gibi bazı esansiyel yağların, konvansiyonel antibiyotiklerle kombine edildiğinde pozitif bir sinerjik etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

Araştırmacılar, bunun esansiyel yağların antibiyotik direncinin gelişmesini engellemeye yardımcı olabileceği konusunda iyimserdir . Bu, modern tıbbında son derece önemlidir, çünkü antibiyotik direnci tedavi başarısızlığına, sağlık bakım maliyetlerinin artmasına ve enfeksiyon kontrol problemlerinin yayılmasına neden olabilir.

6. Tıkanıklık ve Solunum Yolu Enfeksiyonları
Tarihinin çok erken döneminde, malaleuca bitkisinin yaprakları öksürdü ve öksürük ve soğuk algınlığı tedavisi için inhale edildi. Geleneksel olarak, yapraklar da boğaz ağrısını tedavi etmek için kullanılan bir infüzyon yapmak için ıslatıldı.

Günümüzde yapılan çalışmalar, çay ağacı yağının antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu, bunun kötü solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan bakterilerle savaşma kabiliyetine ve sıkışıklığı, öksürüğü ve soğuk algınlığı önlemek veya hatta önlemek için yararlı olan antiviral aktiviteye sahip olduğunu göstermektedir. İşte bu nedenle çay ağacı, öksürük ve solunum problemleri için en önemli esansiyel yağlardan biridir.

7. Bit Tedavisi
Çay ağacı yağı insektisidal etkilere sahiptir ve insan kanı ile beslenen küçük parazit böcekler olan kafa bitlerinden kurtulmak için kullanılabilir . İtalya’da yapılan bir laboratuvar çalışması, bitkinin ve yumurtalarının çay ağacı yağının etkinliğini araştırdı. Çay ağacı tek başına ve nerolidol ile birlikte kullanıldı ve altı aylık bir dönemde 69 baş biti ve 187 yumurtaya karşı farklı oranlarda test edildi.

Araştırmacılar, çay ağacı yağının tek başına bit bitlerine karşı daha etkili olduğunu ve tedavinin 30 dakikalık maruziyetin ardından yüzde 100 ölümle sonuçlandığını bulmuşlardır. Daha yüksek bir çay ağacı yağı konsantrasyonu, yumurtaların yüzde 50’sinin yumurtadan çıkma hatasını uyarabildi. Çay ağacı yağı 1:2 oranında nerolidol ile birleştirildiğinde, iki madde 30 dakika içinde tüm bit bitlerinin ölümüne ve 5 günlük tedaviden sonra bit yumurtalarının düşmesine neden olmuştur.

8. Uyuz Tedavisine Yardım
Ortak bir soru, “çay ağacı yağı uyuzdan kurtulabilir mi?”. Laboratuvar çalışmalarına göre cevap evet. Avustralya’daki Flinders Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, yüzde 5 çay ağacı yağı ve aktif bileşeni terpinen-4-ol’un, uyuz akarlarının hayatta kalmasını azaltmada oldukça etkili olduğu bulunmuştur. Çay ağacı uyuz için doğal bir tedavi olarak çalışır çünkü güçlü antimikrobiyal özelliklere sahiptir, bu da cildin üstünde ve altında uyuz iyileşmesini sağlar.

9. Kötü Nefesin İyileştirilmesi
Ağızda, özellikle dilinizin, boğazınızın ve bademciklerin arkasında bulunan bakterilerden kaynaklanan kötü nefes. Çay ağacı yağı, bu bakterileri öldürebilen antimikrobiyal özelliklere sahip olduğu için, kötü bir nefes için doğal bir çare olarak çalışır.

İn vitro bir çalışma, çay ağacı yağının, Candida albicans , metisiline dirençli Staphylococcus aureus ve Escherichia coli dahil olmak üzere oral patojenlere karşı etkili bir antiseptik ajan olarak görev yaptığını da göstermektedir . Bu çay ağacı yağı yararı, bir kök kanalı gibi oral cerrahi sonrası, bakteriyel veya fungal bir enfeksiyon geliştirme riskinizi arttıran son derece yararlı olabilir.

Ancak çay ağacı yağının içsel olarak kullanılmaması gerektiğini unutmayın, bu nedenle ağızdan mikropları öldürmek için bir gargara olarak kullanıyorsanız, daha sonra tükettiğinizden emin olun ve ağzınızı suyla yıkayın.

Çay Ağacı Yağı Kullanımı

Çay ağacı yağı, tehlikeli kimyasallar içermeyen doğal güzelliği, sağlığı ve temizlik ürünlerini yapmak için kullanılabilir. Ağaç ağacı yağı aşağıdaki şekillerde kullanılabilir:

Aromatik : Bir yağ difüzörü kullanarak evinizde yaygın çay ağacı yağı. Aynı zamanda, doğrudan şişeden çıkartarak yağı doğrudan soluyabilirsiniz.

Topikal : Çay ağacı yağı cildinize topikal olarak uygulanabilir, ancak uygulamadan önce 1: 1 oranında bir taşıyıcı yağ hindistan cevizi yağı gibi ile her zaman seyreltiniz .

Yutulmamalıdır : Ulusal Zehir Merkezi’ne göre, çay ağacı yağı yutulursa zehirli olarak bilinir. Çay ağacı yağı herhangi bir nedenle ağızdan alınmamalıdır. Ağız kokusu veya ağız sağlığı için çay ağacı kullanıyorsanız, sindirim sorunları, kovanlar veya baş dönmesi gibi olası yan etkileri önlemek için tükettiğinizden emin olun.
İşte sağlığınızı dönüştürmek için evde çay ağacı yağını kullanabileceğiniz bazı temel yollar.

1. Doğal Akne Savaşçısı
Bugün çay ağacı yağı için en yaygın kullanımlardan biri, cilt bakımı ürünlerinde, akne için en etkili ev ilaçlarından biri olarak kabul edildiğinden . Beş tatlı saf çay ağacı esansiyel yağını iki tatlı kaşığı bal ile karıştırıp , ev yapımı nazik bir çay ağacı yağı akne yüz yıkaması yapabilirsiniz . Karışımı yüzünüze sürün, bir dakika bekletin ve ardından ılık suyla durulayın.

2. Sedef ve Egzama
Çay ağacı yağı, doğal bir egzama tedavisi ve sedef hastalığının azaltılması için kullanılan birçok deri iltihabını hafifletmeye yardımcı olabilir . Kendi cildinizi losyon veya vücut sabunu geliştirmek için bir çay kaşığı hindistan cevizi yağı, beş damla çay ağacı yağı ve beş damla lavanta yağı karıştırın.

3. Saç Sağlığını Güçlendirin
Çay ağacı yağı saçınızın ve saç derisinin sağlığı için çok yararlı olduğunu kanıtlamıştır. Saçlar için hindistan cevizi yağı gibi , çay ağacı yağı da kuru, pul pul dökülmesini ve kepek çıkarmayı sağlar. Ev yapımı çay ağacı yağı şampuanı yapmak için, aloe vera jeli, hindistan cevizi sütü ve lavanta yağı gibi diğer uçucu yağlar ile birkaç damla çay ağacı esansiyel yağını karıştırın .

4. Lice için Doğal Tedavi
Doğal olarak bit bitlerinden kurtulmak için 3 yemek kaşığı hindistancevizi yağını 1 çay kaşığı ve ylang ylang ve çay ağacı yağlarıyla birleştirin. Bu karışımı kafa derisinin üzerinden uygulayın ve iyice masaj yapın. Sonra, ince bir diş tarağı ile saçları taraklayın, başlığı bir duş başlığıyla kapatın ve iki saat bekletin. Sonra tekrar saçları tarak ve yağları durulayın.

Daha sonra, 2 bardak elma sirkesi ve 1 su bardağı suyla birleştirin ve karışımı tamamen doygun hale gelene kadar karışımı bir sprey şişesi ile uygulayın. Sonra saçı durulayın ve tekrar taraklayın. Son adım, hindistancevizi yağının hafif bir şekilde tatbik edilmesi ve içeride bırakılmasıdır. Bu işlemin, bitlerin ve yumurtaların öldürülmesini sağlamak için birkaç hafta boyunca her beş ila 10 günde bir tekrarlanması gerekir. Saçları ince bir diş tarağıyla taraklamaya devam edin ve hindistancevizi yağını bir ayrışma kremi olarak kullanın.

5. Doğal Ev Temizleyici
Çay ağacı yağını kullanmanın bir başka harika yolu da ev temizleyicisidir. Çay ağacı yağı, evinizde kötü bakterileri öldüren güçlü antimikrobiyal aktivite sunar. Bir ev yapımı çay ağacı yağı temizleyici yapmak için, su, sirke ve 5-10 damla limon esansiyel yağı ile 5-10 damla çay ağacını karıştırın . Daha sonra tezgah üstü, mutfak aletleri, duş, tuvalet ve lavabolarda kullanın.

Ayrıca sıvı dökme sabun, elma sirkesi ve kabartma tozu gibi doğal temizlik ürünleri ile yapılan ev yapımı banyo temizlik reçetemi de kullanabilirsiniz.

6. çamaşır spreyi
Çay ağacı yağı antibakteriyel özelliklere sahiptir, bu nedenle özellikle çamaşırlarınız küflü veya küflü olduğunda, doğal bir çamaşır spreyi gibi mükemmel çalışır. Çamaşır deterjanıza 5–10 damla çay ağacı ekleyin. Ayrıca temiz bir bez, kilim veya atletik ekipmanı çay ağacı yağı, sirke ve su karışımıyla da temizleyebilirsiniz.

7. Toenail Mantarı ve Mantar ile Mücadele
Parazitleri ve mantar enfeksiyonlarını öldürme yeteneği nedeniyle, çay ağacı yağı ayak tırnağı mantarı ( onikomikoz) , atlet ayağı ve saçkıran üzerinde kullanmak için mükemmel bir seçimdir . Temiz pamuklu çubuk kullanarak etkilenen bölgeye 2–5 damla seyreltilmemiş çay ağacı yağı koyun. İnatçı mantarlar için, bunu kekik doğal anti-fungal yağ ile karıştırmayı düşünün . Çay ağacı yağı da siğillerin tedavisi ve giderilmesinde yararlı olduğu kanıtlanmıştır, bu nedenle günde bir veya iki kez 30 gün boyunca doğrudan birkaç damla çay ağacı yağı koyun.

8. Ayak Kokusunu İyileştirin
İşte, çay ağacı yağının antibakteriyel aktivitesinin nasıl süper faydalı olduğuna dair bir başka örnek. Kokmuş ayaklarla uğraşıyorsanız veya ayakkabılarınızdan korkak bir koku almanız gerekiyorsa, çay ağacı yağı harika bir ilaçtır. Ayak kokusu için, yaklaşık yarım çay kaşığı hindistancevizi yağını ve 2–3 damla çay ağacı yağını birleştirin ve karışımı ayaklarınıza masaj yapın.

Ayaklarınızı pürüzsüz ve kokusuz bırakacak olan peeling ayak peeling tarifini de deneyebilirsiniz . Ayakkabı kokusunu gidermek için, suyla doldurulmuş bir sprey şişesine 5-10 damla çay ağacı yağı ekleyin ve ayakkabınızın içine püskürtün. Bu da spor ekipmanı için çalışıyor.

9. Küf
Pek çok insanın evlerinde yaşadığı ortak bir sorun, çoğu zaman farkında olmadan, küf oluşudur. Bazen insanlar , evlerinde bu toksine maruz kaldıklarında siyah küf belirtileri yaşamaya başlarlar . Evinizin etrafındaki havada bir difüzör ve dağınık çay ağacı yağı almayı düşünün, küf ve diğer kötü bakterileri öldürmek için. Ayrıca, çini ve diğer bakterileri öldürmek için çay ağacı yağını her amaca yönelik temizleyiciyi duş perdelerine, çamaşır makinenize, bulaşık makinesine veya tuvalete püskürtebilirsiniz.

10. Doğal Deodorant
Çay ağacı yağını kullanmanın bir başka büyük nedeni de vücut kokusunu ortadan kaldırmaktır. Çay ağacı yağı, cildinizdeki bakterileri yok eden ve vücudun kokusuna neden olan antimikrobiyal özelliklere sahiptir. Hindistan cevizi yağı ve kabartma tozu ile birkaç damla karıştırarak ev yapımı çay ağacı yağı deodorantı yapabilirsiniz.

11. Yaraları ve Kesikleri Koruyun
Çay ağacı yağı, antibakteriyel ve antifungal özellikleri nedeniyle ev yapımı bir yara merhemi içinde mükemmel bir maddedir. Gerekirse önce bir su ve hidrojen peroksit ile bir kesim temizleyin, sonra 1–3 damla çay ağacı yağı koyun ve enfeksiyonlarla savaşmak için bir bandajla örtün. Ayrıca , deri iltihabı, böcek ısırıkları, çıbanlar ve kıymıkların iyileşmesine yardımcı olacak ev yapımı çizim tuzağımı da yapabilirsiniz .

12. Ağız Sağlığı için Doğal Diş Macunu
Çay ağacı yağının kötü bakterileri öldürme yeteneği ve aynı zamanda iltihaplı deriyi yatıştırması nedeniyle, ev yapımı diş macunu ve gargarada mükemmel bir bileşendir. Diş etlerinin ve diş çürümesinin de azaltılmasına yardımcı olabilir . Ağızdan kurtulmak ve ağız sağlığınızı iyileştirmek için, şaşırtıcı bir ev yapımı diş macunu için birkaç damla çay ağacı yağını hindistan cevizi yağı ve kabartma tozuyla karıştırın.

13. Doğal Böcek Kovucu
Çay ağacı yağı, doğal bir böcek kovucu olarak çalışmakla kalmaz, aynı zamanda böcek ısırıklarını hafifletmeye de yardımcı olur. Böcek savarları genellikle toksik kimyasallar içerdiğinden, çay ağacı yağı gibi doğal bir seçenek kullanmak cildinizde daha yumuşaktır.

Su ile doldurulmuş bir sprey şişesine 2–5 damla çay ağacı yağı ekleyin ve cildinize püskürtün ya da 2–5 damla çay ağacını bir çay kaşığı hindistan cevizi yağıyla birleştirin ve dışarı çıkmadan önce cildinize sürün . Bir ısırık alırsanız, temiz bir pamuk topuna 2-3 damla çay ağacı ekleyin ve etkilenen bölgeye uygulayın.

14. Öksürük Rahatlatıcı
İçin bir öksürük rahatlatmak soğuk algınlığı veya başka bir solunum durumu neden oluyor, sadece evde 5 damla dağınık şişeden doğrudan çay ağacı yağı nefes veya hindistancevizi yağı ve ovmak yarım çay kaşığı çay ağacının 1-2 damla birleştirmek karışım göğsünüze ve boynunuzun arkasına.

Çay Ağacı Yağı Önlemleri
Çay ağacı, aromatik ve topikal olarak kullanıldığında genellikle güvenli kabul edilir ve çoğu durumda yan etkilere neden olmaz. Ancak, hassas bir cildiniz varsa, bir reaksiyon yaşayabilirsiniz. Çay ağacı yağını gözünüzden, kontakt lenslerden, iç burundan ve cildinizin hassas kısımlarından uzak tutun. Bu uçucu yağ, çok fazla uygularsanız cildinizin hafif bir yanma hissi vermesini sağlayan mentol benzeri bir soğuma hissi ile keskin bir kampo kokusuna sahiptir. Unutmayınız ki çay ağacı yağı tüketilmemelidir ve eğer ağız sağlığı için kullanıyorsanız, tükürmek için tükürmek gerekir.

Topikal ürünler içinde% 5-10 konsantrasyonda kullanıldığında, normal olarak alerjilere veya deri döküntülerine neden olmaz, ancak dermatit reaksiyonlarına neden olduğu daha güçlü konsantrasyonlar bildirilmiştir. 1999 yılında, Kuzey Amerika Kontakt Dermatit Grubu tarama paneline çay ağacı yağı ilave edildi ve test sonuçları, yama testi için başvuran hastaların yaklaşık yüzde 1,4’ünün çay ağacı yağına pozitif bir reaksiyona sahip olduğunu gösterdi. Daha büyük miktarlarda kullanmadan veya yüzünüze, göğsünüze veya boynunuza uygulamadan önce olumsuz bir reaksiyona sahip olmadığınızdan emin olmak için kolunuz veya bacağınızda küçük bir deri yama testi yapmak her zaman iyi bir fikirdir.

Çay ağacı yağı satın alırken, her zaman yüzde 100 saf esansiyel yağı arayın ve doğru tür isminin şişenin etiketinde ( Melaleuca alternifolia ) listelendiğini kontrol edin . İdeal olarak, test edilmiş ve tüm kriterleri karşılayan ve kimyasal toksinler, dolgu maddeleri veya çözücülerden arındırılmış olmasını sağlayan, tedavi edici ve organik olan yağa bakın. Çay ağacı yağını çevrimiçi veya yerel sağlık gıda mağazasından satın alabilirsiniz.

Işık, ısı, havaya maruz kalma ve nem, uçucu yağların yağ dengesini etkiler, bu nedenle ağaç yağınızı karanlık, serin ve kuru koşullarda, tercihen cam bir kapta saklayın.

2018 yılının başlarında yayımlanan bir BBC News parçası, çay ağacı ve lavanta esansiyel yağlarının olası östrojenik etkileri konusunda endişe kaynağı oldu. Gazeteciler , meme dokusunu geliştiren genç erkeklerde bir durum olan jinekomasti olarak bilinen bir hastalık teşhisi konulan toplam altı genç erkekle ilgili vaka çalışmalarını gözden geçirdiler .

Ergenlik döneminde jinekomasti normal ve genellikle idiyopatik (bilinen bir neden olmaksızın) kabul edilir ve kendi başına temizlenirken, bu altı vaka çocuk ergenliğe girmeden önce fazladan meme dokusu geliştirdi, bu da endişe verici bir nedendir ve hepsi lavanta yağına maruz kalmıştı. tek başına veya çay ağacı esansiyel yağı ile. Üç olgunun ilk gözden geçirmesinde, yazarlar, maddenin erkeklerin maruziyetinden çıkarılmasının, durumlarının tersine dönmesine neden olduğunu doğrulamıştır. Çalışmanın ikinci gruplandırması, maddenin çıkarılıp çıkarılmadığının ya da durumun tersine çevrilip giderilmediği belirsizdi.

Bu iki yağ ile ilgili bir başka gözden geçirme, laboratuar ortamlarında  estrojen gibi davrantıklarını göstermiştir.

Bu, lavanta ve / veya çay ağacı yağının erkeklerde östrojen benzeri aktiviteye neden olabileceğini kanıtlamak için ikna edici bir kanıt gibi görünebilir. Ancak, henüz yağlarınızı atmayın – bu vaka çalışmaları ve laboratuvar sonuçları bilimsel kanıt vermek için yeterli değildir. Diğer kanıtlar ters yöne işaret eder.

Örneğin, çay ağacı yağı üzerinde bir risk değerlendirmesi, yağdaki bazı bileşiklerin in vitro estrojen niteliklerine sahipken , bunların deriye absorbe edilmesi anlamına gelen “biyoyararlanabilen” bileşikler olmadığını bulmuştur . ( 24 ) Çay ağacı yağının sindirilmesi güvenli değildir, bu yüzden cilt emilimi aktif bileşiklerin vücudunuza girmesinin tek yoludur. Hiçbir insan çalışması çay ağacı yağının östrojenik yan etkilerini kaydetmemiştir.

İnsanlarda östrojenik bir şekilde kesin olarak etki eden lavanta ve çay ağacı yağlarının tek (çok hafif) vakası, içinde yağların bir şekilde etkili gibi göründüğü hafif idiopatik hirsutizmi (erkek-desen saç büyümesi) olan kadınlarda yapılan bir çalışmadadır. Bu saç büyümesini azaltarak. Başka hiçbir reaksiyon bildirilmedi.

Bununla birlikte, lavanta yağının sözde östrojen benzeri eylemlerini çoğaltmaya yönelik diğer girişimler hayvanlarda başarısız olmuştur.

Birden fazla hesap bu bulguları gözden geçirmiş ve bu vaka çalışmalarının (ve medyadaki tasvirlerinin) kanıtlanamayacak bir şeyi rapor ettikleri sonucuna varmıştır.  Her bir ayrı vaka çalışması raporundaki erkeklerin yakın ilişkileri, bu konularda jinekomastiye neden olan ürünlerde başka bir alt nedenin olabileceğini düşündürmektedir.

En az bir yazar, söz konusu esansiyel yağların hiçbiri organik olmadığından ve sorumlu oldukları düşünülen ürünler bunlardan başka potansiyel toksinler için test edilmediğinden, pestisitler veya diğer hormonu bozan kimyasallara karşı potansiyel toksik tepkiler önermiştir.

Temel olarak, bu izole olayların onlarca yıldan beri güvenli bir şekilde kullanılmış olan esansiyel yağların bir sonucu olması muhtemel görünmüyor. Bunun yerine sadece izole edilmiş ve muhtemelen başka faktörlerin sonucu. Ancak, genç çocuklarda östrojen benzeri reaksiyonlar fark ederseniz, bu durumun daha ciddi bir duruma işaret etmesi durumunda doktorunuza danışmanız gerekir.

Ek olarak
Çay ağacı yağı, Avustralya bitkisi Melaleuca alternifolia’dan elde edilen uçucu bir uçucu yağdır . Antiseptik ve anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle ev ve güzellik ürünlerinde yaygın olarak kullanılır.
Çay ağacı yağının ilk 8 avantajı şunları içerir:
akne ve diğer cilt hastalıkları mücadele
kuru kafa derisi geliştirmek
cilt tahrişini yatıştırır
bakteriyel, fungal ve viral enfeksiyonlarla savaşmak
antibiyotik direncini önlemeye yardım
tıkanıklık ve solunum yolu enfeksiyonlarını rahatlatmak
baş biti tedavi yardımcı
uyuz tedavisine yardımcı
kötü nefesi iyileştirme

İlk 14 çay ağacı yağı kullanımı şunları içerir:
doğal akne savaşçısı
sedef ve egzama geliştirmek
saç sağlığı artırmak
bitler için doğal tedavi
doğal ev temizleyici
çamaşır spreyi
ayak tırnağı mantar ve ringworm mücadele
ayak kokusunu iyileştirmek
küf yok etme
doğal deodorant
yaraları ve kesintileri korumak
ağız sağlığı için doğal diş macunu
doğal böcek uzaklaştırıcı
öksürük rahatlatıcı

[ux_product_flip ids=”480″]